Arslanbay Hukuk ve Danışmanlık EN
Çağdaş yapı cephesi

Velayet Davalarında Çocuk Psikolojisi için Şema ve Mod Terapi Yaklaşımı

Velayet uyuşmazlıklarında temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, güvenliği, sağlığı, eğitimi ve sosyal çevresi bu değerlendirmenin önemli unsurlarıdır. Ancak çocuğun üstün yararının belirlenmesi yalnızca hukuki bir değerlendirmeyle sınırlı değildir; psikoloji, çocuk psikiyatrisi ve pedagoji gibi disiplinlerden de yararlanılması gerekir.

Çocuğun dinlenilmesi ve sosyal inceleme raporlarının hazırlanması bu nedenle özel önem taşır. Biyolojik yaş ile çocuğun olayları kavrama ve iradesini ifade etme kapasitesi her zaman tamamen örtüşmeyebilir. Bu sebeple çocuğun yalnızca yaşına değil, psikolojik gelişimine ve ifade ettiği görüşlerin hangi koşullarda oluştuğuna da bakılmalıdır.

Şema ve mod yaklaşımı

Şema terapi, erken yaşam dönemlerinde oluşan ve kişinin sonraki davranışlarını etkileyen duygu, düşünce ve davranış örüntülerine odaklanan psikolojik yaklaşımlardan biridir.

Çocuğun anne, baba ve diğer bakım verenlerle kurduğu ilişkiler; güven, sevgi, bağımsızlık, sınırlar ve duygusal ihtiyaçlar bakımından ilerleyen yıllarda etkisini gösterebilecek kalıplar oluşturabilir.

Mod yaklaşımında çocuk modları, uyumsuz ebeveyn modları, başa çıkma biçimleri ve sağlıklı yetişkin modu gibi farklı psikolojik durumlar ele alınmaktadır. Çocuğun olumsuz bir deneyime verdiği içsel tepki ile bu tepkiye karşı geliştirdiği başa çıkma biçimi arasındaki döngünün anlaşılması önem taşır.

Velayet değerlendirmesinde ebeveyn-çocuk ilişkisi

Velayet değerlendirmesinde yalnızca ebeveynin ekonomik olanaklarının veya dışarıdan görünen yaşam koşullarının yeterli kabul edilmemesi gerekir.

Çocuğa zaman ayrılması, duygusal yakınlık kurulması, sevgi ve güven ihtiyacının karşılanması, bağımsızlık kazanmasına imkân verilmesi ve gerçekçi sınırlar öğretilmesi de önemlidir.

Özellikle erken çocukluk döneminde bakım verenle kurulan ilişkinin çocuğun psikolojik gelişimi üzerinde güçlü etkileri bulunabilir. Bu nedenle ebeveynin çalışma düzeni, yaşam biçimi, çocukla geçirdiği zaman ve çocuğun duygusal ihtiyaçlarına verdiği karşılık somut olayda incelenmelidir.

Maddi imkânların yüksek olması, duygusal ilginin yerini tek başına tutmaz. Çocuğun sevgi ve ilgi ihtiyacının sürekli maddi ödüllerle karşılanması, sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisinin varlığını kendiliğinden göstermez.

Sosyal incelemede sorulabilecek sorular

Bir velayet uyuşmazlığında şu hususlar özellikle araştırılabilir:

  • Çocuğun kendi işlerini yapmasına ebeveynler ne ölçüde izin vermektedir?
  • Çocuk duygu ve ihtiyaçlarını özgürce ifade edebilmekte midir?
  • Ebeveyn, çocuğun olumsuz duygularına nasıl tepki vermektedir?
  • Çocuğa hangi sınırlar konulmaktadır ve bu sınırlar nasıl öğretilmektedir?
  • Çocuk, anne veya babasının tepkisinden çekindiği için gerçek duygularını gizlemekte midir?
  • Ebeveyn müdahalesi çocuğun öz yeterlilik geliştirmesini desteklemekte mi, yoksa engellemekte midir?

Sonuç

Velayet uyuşmazlıklarında ebeveynin dışarıdan “sorunsuz” görünmesi tek başına yeterli değildir. Açık şiddet, bağımlılık veya istismar bulunmasa dahi ebeveyn-çocuk ilişkisinin psikolojik açıdan zarar verici biçimde kurulmuş olması mümkündür.

Bu nedenle çocuğun üstün yararının belirlenmesinde hukuki değerlendirme ile psikolojik değerlendirme birlikte yürütülmeli; doğru sorular sorularak çocuğun gerçek ihtiyaçlarının ve ebeveynle kurduğu ilişkinin niteliği ortaya konulmalıdır.